İstanbul ili, Zeytinburnu ilçesi sınırları içerisinde yer alan projemiz, bulunduğu konum ve yakın çevresi nedeniyle özel bir öneme sahiptir. Proje alanı, kamuoyunda Bayrampaşa Çevik Kuvvet binası olarak bilinen tarihi yapı ile komşuluk ilişkisi içinde yer almakta; ayrıca yapı yüksekliği bakımından Haliç silüetini etkileme alanında kalmaktadır. Bu nedenle tasarım ve onay süreci, ilgili koruma hassasiyetleri gözetilerek titizlikle yürütülmüştür. Hazırlanan çeşitli cephe alternatifleri ve kentsel silüete etkileri değerlendirilmiş, yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda proje Anıtlar Kurulu’na sunulmuş ve Koruma Kurulu onayı alınmıştır.
Proje kapsamında zemin katlar ticari kullanımlara ayrılarak bölgenin kentsel yaşamına ve ekonomik hareketliliğine katkı sağlayacak bir kurgu hedeflenmiştir. Tasarım sürecinde bölgenin en belirgin problemlerinden birinin otopark yetersizliği olduğu tespit edilmiştir. Yapılan pazar araştırmaları ve kullanıcı ihtiyaç analizleri doğrultusunda, bölge kullanıcılarının her bağımsız bölüm için en az iki araçlık otopark beklentisi olduğu belirlenmiştir. Bu ihtiyacın yalnızca parsel içinde açık alan kullanımıyla çözülmesi durumunda, nitelikli yeşil alan üretimi ciddi ölçüde kısıtlanacaktı. Bu nedenle, maliyeti artırmasına rağmen otopark ihtiyacının kapalı alanlarda ve ilave bodrum katlar oluşturularak karşılanması tercih edilmiştir. Bu yaklaşım, hem kullanıcı beklentilerine cevap vermiş hem de açık ve yeşil alan sürekliliğinin korunmasına olanak sağlamıştır.
Yürürlükteki imar ve yapılaşma koşullarının getirdiği zorunluluklar doğrultusunda proje planlaması teknik açıdan oldukça yoğun, aynı zamanda tasarım açısından üretken ve keyifli bir süreç olarak ilerlemiştir. Mimari dil oluşturulurken, dış cephede kullanılan eskitilmiş tuğla ve ahşap doku tercihleriyle yapıya bulunduğu çevreyle ilişki kuran, sıcak ve karakterli bir kimlik kazandırılması amaçlanmıştır. Kütle organizasyonunda ise tekdüze ve düz bir yapı anlayışı yerine, teraslanarak manzaraya yönelen açık ve yarı açık alanlar tasarlanmış; bu sayede kullanıcı deneyimi güçlendirilmiş ve yapının çevresel verilerle daha nitelikli bir ilişki kurması sağlanmıştır.
Projemiz, sanayi alanı içerisinde tasarlanmış ve uygulanmış ilk kentsel dönüşüm projelerinden biri olma niteliği taşımaktadır. Bu yönüyle yalnızca fiziksel bir yapı üretimi değil, aynı zamanda bulunduğu çevrenin dönüşümüne öncülük eden, mekânsal kaliteyi ve yaşam standartlarını yükseltmeyi hedefleyen bütüncül bir yaklaşım ortaya koymaktadır.